Kip fiilleri fikriyle daha önce tanıştınız; bu ders altısının tamamını kapsar ve neredeyse her konuşmada ihtiyaç duyacağınız cümle kurma örüntüsünü yerleştirir: -ebilmek, -meli, istemek, hoşlanmak, -ebilmek (izin), -meli (öğüt).
Altısının her biri — können, müssen, wollen, mögen, dürfen, sollen — başka bir eyleme karşı farklı bir tutumu ifade eder. Können, fiziksel ya da zihinsel yetenektir ("nasıl yapılacağını bilmek"). Müssen, güçlü, kaçınılmaz bir gerekliliktir. Wollen, kişisel iradedir. Mögen, kibar biçimi möchte olarak, istek ya da tercihtir. Dürfen, dışarıdan verilen izindir. Sollen, başka birinin öğüdü ya da verdiği görevdir. müssen ile sollen arasındaki fark önemlidir: müssen, tıbbi ya da yasal gereklilikte olduğu gibi gerçekten hiç seçenek olmadığı anlamına gelir; sollen ise başka birinin tavsiyesine daha yakındır — karar bir ölçüde hâlâ size aittir.
Yapısal olarak kural geçerlidir: kip fiili çekimlenir ve ikinci konumu alır; ana fiil çekimlenmemiş, mastar hâlinde, sonda kalır. Bir ayrıntı birçok hatadan kurtarır: kip fiilleri için ich ve er/sie/es biçimleri, düzenli fiillerin aldığı olağan -t eki olmadan, aynıdır. Yani ich kann ve er kann olur (asla er kannt değil), aynı şekilde ich muss ve sie muss — kip fiillerine özgü bir istisna.
Bazen anlam bağlamdan açık olduğunda ana fiil tamamen düşürülebilir, özellikle hareket ya da bilgi fiilleriyle: Ich kann Deutsch, sprechen olmadan bile örtük olarak "Almanca konuşabilirim" demektir. Evet/hayır sorularında kip fiilinin kendisi öne fırlar: Kannst du Arabisch sprechen? — ama ana fiil sprechen bir soruda bile yine en sonda kalır.
En yaygın hata, ana fiili de çekimlemek ve Ich kann sprechen yerine Ich kann spreche üretmektir. Bir cümlede yalnızca tek bir fiil çekimlenir — kip fiili — ve ikinci fiil her zaman yalın, çekimlenmemiş biçiminde kalır.