Birçok dil, geleceği şimdiki zaman fiiline eklenen küçük bir parçacıkla işaretler ve fiilin biçmine dokunmaz. Almanca farklı bir yol izler: özneye göre çekimlenen tam bir yardımcı fiil, werden (kelimesi kelimesine "olmak") kullanır, ana fiil ise cümlenin tâ en sonuna çekimsiz mastar biçminde gider. Bu yapı Futur I'dir: normal ikinci konumunda çekimli werden, sonda temel biçmiyle ana fiil.
Örnek: Ich werde morgen nach Berlin fahren — werde, ich için çekimlenmiştir ve fahren sonda değişmeden kalır, tıpkı A2'deki ich kann fahren gibi modal fiiller (Modalverben) gibi. Modal fiillerle kelime dizilişinde ustalaştıysanız, Futur I'in yapısını farkında olmadan zaten biliyorsunuz.
Asıl sürpriz, Almanca konuşanların günlük konuşmada Futur I'i nadiren kullanmasıdır. Bir zaman ifadesi zaten geleceği işaret ettiğinde — morgen, nächste Woche — konuşanlar basitçe şimdiki zamanı (Präsens) kullanır: Ich werde morgen ins Kino gehen yerine Ich gehe morgen ins Kino. İkisi de doğrudur, ama birincisi çok daha doğaldır. Futur I, belirli durumlara ayrılmıştır: kesin bir söz (Ich werde dich nicht vergessen), bir öngörü (Es wird morgen regnen) ya da ısrar (Du wirst das jetzt machen!).
Bir başka incelik: wohl ya da sicher gibi bir kelimeyle Futur I hiç de gelecekle ilgili değildir — şimdiki zamana dair bir tahmin ifade eder. Er wird wohl krank sein, "yarın hasta olacak" değil, "muhtemelen şu an hastadır" anlamına gelir.
Futur II (werden + geçmiş zaman ortacı + haben/sein) nadirdir; bir eylemin gelecekteki bir noktaya kadar çoktan tamamlanmış olacağını söylemek için kullanılır, Bis Ende des Jahres werde ich Deutschland erreicht haben örneğinde olduğu gibi. Bu seviyede onu fazla dert etmeyin.
Yaygın bir hata, werden'i her gelecek cümlesinde aşırı kullanmak, onu bir gelecek parçacığının doğrudan karşılığı gibi ele almaktır. Genellikle daha iyi seçim, şimdiki zaman artı bir zaman ifadesidir; werden'i gerçek sözler, öngörüler ya da vurgu için saklayın.